..Ses Hijyeni
Doğduğumuz anda çığlıklar atarak kullanmaya başladığımız ve iletişimimizin çok önemli öğesi olan sesimizi bilinçli ve dikkatli bir şekilde korumamız gerekir. Çünkü ses de diğer organlarımız gibi hastalanabilir. Sesin kötü kullanımı, ses tellerinin iltihabi hastalıkları veya gırtlağın tümöral hastalıkları ses hastalıklarına neden olabilir. Ses tellerinde nodül, polip, ödem, kanama veya sinir felci gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Gırtlak kanseri nedeniyle ses tellerinin alınması gerekebilir.
•Boğazınızı kazır tarzda temizlemeyin, öksürmeyin ve bağırmayın:
Genelde gıcıklanmayı önlemek ya da mevcut salgıları temizlemek için boğazımızı kazır gibi öksürme ihtiyacı hissederiz. Oysa bu hareket ses tellerinin çok şiddetli şekilde birbirine çarpmasına ve tahrişine neden olur. Bu durumda tercih edilecek en iyi yöntem hızlı ve şiddetli bir şekilde burnunuzu çekip yutkunmaktır. Ayrıca boğazınızı temizleme hareketinden vazgeçemiyorsanız bunu en sessiz şekilde yapınız. Böylece ses tellerine vereceğiniz zararı en aza indirmiş olursunuz.
Boğazı gevşetmek için esnemek, bir miktar su içmek de yararlıdır. Sürekli ve şiddetli öksürük ses tellerinin tahribine ve şişmesine neden olur. Bağırmak ses telleri için çok sakıncalıdır ve acil haller dışında kesinlikle yapılmamalıdır.
Konuşurken sizin için doğal olan ses perdesini kullanın:
İnsanların belli bir ses perde aralığı vardır ve normalde konuşmalarının % 70'ini bu ses aralığında yaparlar. Belli bir eğitim almadan bu aralığın sınırları dışına çıkmak sese son derece olumsuz tesir eder. Aynı şekilde sesinizi korumak amacıyla fısıldayarak konuşmayın. Bunun yerine alçak sesle konuşun.
Sesinizi kullanırken nefesinizi ayarlamayı öğrenin:
Yeterli solunum desteği sağlamadan konuşmak ilave kas kullanımını gerektirir ve sesin etkinliğini azaltır. Bu nedenle konuşmanız sırasında bir nefeste ne kadar sözcük söyleyebileceğinizi deneyerek öğrenin. Konuşmanız uzunsa cümlelerinizi bölün ve uygun yerde yeni bir nefes alın. Unutmayın ki, doğal ve güzel bir ses için ses tellerinin titreşmesinin yanısıra güçlü ve doğru bir solunum desteği gerekir.
Aşırı derecede konuşmayın:
Sürekli konuşan kişilerde ses yorgunluğu gelişir. Bu kişiler genellikle şikayetlerini ses kısıklığı şeklinde ifade ederler.
Gürültülü ortamlarda konuşmayın:
Gürültülü yerlerde konuşmak ses yorgunluğu , boğazda ağrı ve ses kısıklığına neden olur. Bunun için en iyisi böyle ortamlarda az konuşmaya dikkat edin.
Sigara içmeyin ve aşırı alkol kullanmayın:
Sigaranın boğaz, gırtlak ve akciğer dokuları üzerine olan olumsuz etkileri herkesçe bilinmektedir. Başlangıçta bu dokularda iltihabi gelişim ve şişme oluşur. Sigaraya devam edildikçe bu patolojik değişiklikler " kanser " oluşumuna kadar gider. Sürekli alkol kullanımı sonucu ses telleri üzerindeki ince kan damarları genişler ve ses kısıklığı oluşur.
Bol sıvı alın ve sesiniz için nemli ortamı sağlayın:
Sağlıklı bir ses için vücudun ve ses tellerinin bol sıvıya ihtiyacı vardır. Kuruluk, ses tellerinin tahrişi ve şişmesine neden olur. Günde en az 8 bardak su içilmelidir. İdrarınızın rengi beyaza yakın açık renk ise vücudunuzun su miktarı yeterli demektir.
-Stres sesin zorlu kullanımına neden olarak ses tellerinde hasarlara neden olabilir. Gevşetme teknikleri sesinizde düzelme oluşturabilir, daha etkili ve uzun konuşma şekli sağlayabilir. Peryodik olarak omuz, boyun ve yüz kaslarınızı gevşetmeye çalışın. Yavaş ve derin soluk alıp verin. Düzenli egzersizler yaparak vücudunuzdaki ve gırtlağınızdaki gerilim azaltın.
-Allerji ve soğuk algınlığında alınan antihistaminikler ses tellerinde kurumaya neden olurlar. Bu gibi ilaçları kullanırken beraberinde bol su ve sıvı gıdalar alınmalıdır.
-Ağır yük kaldırmayın, itmeyin ve çekmeyin.
-Soğuk algınlığı ya da grip gibi bir üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmamaya dikkat edin. Bunun için vücut direncini yüksek tutun.
-Kahve ve çayı çok tüketmeyin.
-Mentollü veya anestezik boğaz pastillerini kullanmayın.
-Sesinizi kullanarak hayatınızı kazanıyorsanız her gün sesinizi ısındırıcı ve soğutucu ses egzersizleri yapın.
-Ses kısıklığı 2 haftadan uzun sürüyorsa bu ciddi bir ses hastalığının habercisi olabilir. Mutlaka bir KBB Hastalıkları Uzmanına müracaat ediniz.
-Göğsünde yanma, boğazda acı tat, ekşime hissi veya sık geğirme, mide asidinin yemek borusundan yukarı çıkarak gırtlağı tahriş etmesinden kaynaklanabilir. Bu şikayetler var ise baharatlı, acılı, ekşili, asitli gıdalardan kaçının. Yemeklerden sonra bir miktar antiasit alın, dolu mideyle uyumayın ve gerekirse yatağınızın baş kısmını bel hizasından itibaren kaldırın.
-Telefon görüşmelerinden kaçının. Mümkün olduğunca az ve öz konuşun. İyice düşünerek, ne söyleyeceğinize karar verip öyle konuşmaya başlayın. Konuşmaya başlarken nefes almayı unutmayın. Uzun cümlelerden kaçının ve her yeni cümleye nefes alark başlayın. Nefes alırken omuzlarınızı ya da göğüs kafesinizi hareket ettirmeyin. Konuşmak için çok derin nefes almayın, sadece midenizin dolduğunu hissedin. Sesli harfleri uzatarak konuşun. Konuşma sırasında "aaa", "eee" gibi boşluk doldurucu sesleri kullanmayın. Konuşma hızını azaltın. Sesinizin yorulduğunu hissederseniz konuşmayı kesin. Sohbet konuşmalarını siz başlatmayın.
-Aspirin ya da benzeri ağrı kesicileri kullanmaktan kaçının. Özellikle kadınların mensturasyon dönemlerinde buna daha çok dikkat etmesi gerekir. Bu çeşit kanamayı kolaylaştırıcı ve " kanı sulandırıcı " olarak da bilinen ilaçları gerekmedikçe kullanmayın.
-Gerekirse, konuşmadan iletişim sağlamak için mutlaka yanınızda kalem ve kağıt bulundurun.
-Sesinizde rahatsızlık hissediyorsanız, sesinizi dinlendirin.
-Kati veya kısmi ses istirahati uygulayın.